MS’ten korkuyor musunuz?

Neden korkuyorsunuz? Nasıl bir hastalık olduğunu BİLMEDİĞİNİZDEN mi? Başınıza neler gelebileceğini BİLMEDİĞİNİZDEN mi? MS’ten dolayı bir engellilik ortaya çıktıysa, daha kötü olup olmayacağınızı BİLMEDİĞİNİZDEN mi?
İster yeni MS tanısı konulmuş olsun, isterse uzun yıllardır bu tanıyla yaşamınızı sürdürüyor olun, her zaman çevrenizde sizin ne yapıp ne yapmamanız gerektiğini söyleyen birileri olmuştur. Bu kişiler hastalıkla ilgili BİLGİLERİ OLMADIĞI halde sizi başınıza gelecek “korkunç” şeylere karşı uyarırlar.
Yani BİLMEDİĞİMİZ şeylerden korkarız. Korkmamak için bilmek gerektiğine inananlar… Kulaktan dolma ve çoğu yanlış bilgiler yerine, gerçek ve kanıtlanmış bilginin değerine inanlar… Şimdi bilmek, öğrenmek ve “korkmamak” zamanı…
MS Araştırmaları Derneği web sitesinde kendi MS hikayenizi anlatın ve MS’ten neden korkmadığınızı, günlük yaşamı MS’le birlikte nasıl sürdürdüğünüzü anlatın. Bilginin gücünü hikayem@msarastirmalaridernegi.com adresinden diğer MS’lilerle paylaşın.
Haydi, MS’TEN KORKMAYAN PARMAK KALDIRSIN…!

BENİM MS HİKAYEM - GİZEM ÖZTÜRK

MS'TEN KORMUYORUM

 

Çünkü;

Çocuk ve gençlik dönemi arasında sıkışmış bir yılda tanıştım MS ile…13 yaşındaydım. Kendimi yeni yeni tanıyorken MS'te katıldı hayatıma. O zamanlar ne olduğunun farkında değildim. Bir takım iniş-çıkışlarım oldu sayısını hatırlayamadığım ataklar… Önce ki yıllarda bana zor günler yaşattı. Doktorum Sn. Serkan Özakbaş'la tanışmam yaşantımın dönüm noktası oldu. 16 yılın en sakin huzurlu kısmını yaşıyorum. Bu yazımda sizlere sıkıntılı zamanlarımdan bahsetmek istemiyorum. Çünkü zaman zaman herkes yaşıyor böyle günleri. Önemli olan yılmadan, korkmadan hayata tutunmak. Çevremdekilerin yorumlarına, bakışlarına aldırmıyorum. Çoktan aştım böyle şeyleri. Ben, ailem ve doktorum güzel bir ekip olduk. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Hiç bir zaman karamsar olmadım. Şimdi MS ile iyi bir arkadaşız. Benim sadık dostum… Ara sıra varlığını hissettiğim için. Renkli ve esprili yaşantım aynen devam ediyor. Ben MS ile tango yaptım, koroda şarkı söyledim, yazları denizde yüzdüm, dağlara çıkıp doğa ile bütünleştim, Karadeniz’e tarlada çay topladım. Ürgüp’te peri bacalarını gezdim. Alanya kalesini fethettim. Askerlerimizi sonsuz gurur ve şükranla Çanakkale'de andım. Çeşme'liyiz tabii ki balıkta tuttum, zeytin de topladım. Biraz satranç ile ilgilendim. İyi tavla ve okey oynarım. Şimdi yogaya başladım. Kısacası hayatın her kesitinde kendimi buldum. Varsın MS'li olayım, korkularıma esir olmayayım. Evet arkadaşlar ben MS’i böyle yaşıyorum. Hayatı çok seviyorum ama önce kendimi seviyorum.

"HAYAT BİR BİSİKLETE BİNMEK GİBİDİR. PEDALI ÇEVİRMEYE DEVAM ETTİĞİMİZ SÜRECE DÜŞMEZSİNİZ..." (Claude Pepper)

Bu sözle beni daha iyi anlayacağınızdan eminim. Şu an içimden gelen dizeleri sizinle paylaşmak istiyorum:

 

Açın pencereleri aydınlığa

Savurun korkularınızı rüzgara

Bırakın kendinizi hayata

"Bende varım" deyin cesurca

İzin ver;

Yağmur ıslatsın, diken batsın

Çok üşü çok sıcak bassın

Sallan ama sıkı tutun yıkılma

Yaşıyorsun bak MS olsan da

Kaldırdım ben parmağımı çoktan,

Çünkü korkmuyorum MS olmaktan...

 

Sağlıkla, Sevgiyle Kalın…

GİZEM ÖZTÜRK